10 Soruda Tersine Lojistik

Günümüzde rekabet avantajı sağlamak ve bunun yollarını araştırmak, işletmeler ve tedarik zincirleri için hayatta kalabilmenin ve küresel pazarda varlığını sürdürebilmenin en temel şartıdır. Tersine lojistik de maliyetleri düşürmek, müşteri hizmet düzeyini artırmak, yasalara uymak veya sosyal sorumluluğu yerine getirmek gibi ihtiyaçlar sebebi ile işletme için pazarda rekabet avantajı sağlamanın yollarından biridir. Bu avantajlardan faydalanabilmek, tersine lojistiğin ne olduğunu, işletmeye neler sağlayabileceğini, başarılı olabilmek için nelerin üstesinden gelinmesi gerektiğini bilerek mümkün olacaktır. Tüketicilerin daha fazla miktarda ve çeşitte ürün talep etmesi, ürün yaşam sürelerinin kısalması ve özellikle tüketici ürünlerinde satın alma sebebinin “öncekinin iş görmemesi” değil, “modasının geçmesi/değişiklik ihtiyacı” olması durumu, ürünlerin yeniden değerlendirilmesini eskiye oranla daha fazla gereklilik haline getirmektedir. Benzer şekilde internet üzerinden perakende satışların artması ile birlikte, çok daha fazla çeşitte ve miktarda ürün geri dönüşleri söz konusu olmaktadır. Çevreci kaygıların önemli hale gelmesi ve sürdürülebilirliğe verilen önemin artması da ürün kazanımı kavramının daha sık duyulmasına sebep olmaktadır. Bu sebeple tersine lojistik, tüm tedarik zinciri için, ileri yöndeki lojistik kadar önemli hale gelmektedir.

1. Tersine lojistik nedir?

En basit şekli ile ve literatürde ilk yapılan tanımlamalara göre tersine lojistik (Lambert ve Stock, 1981), “tek yönlü bir yolda yanlış yönde gitmektir.” Bu tanımlamada yer alan “doğru” yön ise, ileri lojistiğin -özellikte geçmişteki- önemi sebebi ile üreticiden tüketiciye doğru olan lojistiği ve taşımaları ifade etmektedir. Daha ayrıntılandırılmış tanımlara bakarsak tersine lojistik, “ürün değerinin korunması veya uygun şekilde yok edilmesinin sağlanması için hammaddelerin, süreç içi stokların, nihai ürünlerin ve ilgili bilgilerin tüketim noktasından orijin (çıkış veya üretim) noktasına doğru olan akışının, etkili ve maliyet açısından etkin olacak bir şekilde planlanması, uygulanması ve kontrolü” olarak düşünülebilir.

2. Ürünler neden tersine lojistik ağına girerler?

Tersine lojistiğe konu olan bir ürün, birçok farklı sebeple bu tersine gönderim/tersine dağıtım ağına girebilir. Bu dönüşlerde, ürün geri dönüşünün potansiyel sebepleri arasında ürünün hammadde veya üretim fazlası olması, kalite kontrolde başarısız olması, teslimatın yanlış veya hasarlı olması, ürünün kullanım süresinin dolması, stok ayarlaması, garanti kapsamındaki geri dönüşler, tamir amaçlı geri dönüşler, ürünün yeniden değerlendirilmesi amaçlı dönüşler, zararlı maddeler ile ilgili yasal düzenlemelere bağlı geri dönüşler, paketleme, konteynır, palet vb geri dönüşleri, ürünün hata veya sağlık sebepleri ile geri çağırılması sayılabilir. Bu sayılan sebepleri ürün geri dönüşünün tedarik zinciri içerisinde, nerede ve hangi aşamada gerçekleştiğine ilişkin olarak gruplamak da mümkündür. Üretimin herhangi bir aşamasında gerçekleşen dönüşler “üretim dönüşleri”, nihai ürünün son kullanıcıya ulaşması aşamasında meydana gelen dönüşler “dağıtıcı dönüşleri”, nihai ürünü kullanan tüketicilerden gerçekleşen dönüşler de “müşteri dönüşleri” olarak adlandırılabilir.

3. Tersine lojistik uygulanmasının temel nedenleri nelerdir?

Temel üç sebep, ekonomik, ekolojik ve yasal sebeplerdir. Yasalar ürünün geri toplanmasını ve yeniden değerlendirilmesini veya uygun şekilde yok edilmesini zorunlu kılıyor olabilir. Çevreye dost üretim ve tüketim sebebi ile tersine lojistik uygulanıyor olabilir. Ürünün yeniden değerlendirilmesi kaynak ve malzeme kullanımı açısından ekonomik fayda sağlayacağı için tersine lojistik uygulanabilir.

4. İşletmeler neden tersine lojistik ağı oluştururlar ve bunun sonucunda neler kazanırlar?
Değer geri kazanımı: Üretimi esnasında katma değer katılmış ürün, parça ve malzemeler tersine lojistik ile tedarik zinciri içerisinde uygun yere döndürüldüğünde ve yeniden değerlendirildiğinde, parçanın veya malzemenin aksi durumda yok olacak değeri yeniden kullanılmış yani geri kazanılmış olur. Özellikle yeni tüketim şartlarında, ürünün veya kritik parçalarının bozulduğu veya yıprandığı için değil, artık istenmediği için kullanılmadığı ve toplanarak üreticiye geri döndüğü durumda, değer kazanımı oldukça yüksek olabilmektedir.

Kârı artırma: Ürün geri kazanımı ile parça veya malzemeler yeniden değerlendirildiğinden, bu ürünlerin tekrar (tamamıyla yeni olarak) üretilmesi durumunda katlanılacak olan malzeme, işçilik, enerji vb maliyetler azaltılmış olur, bu da işletmede kar artışı sağlayabilir.
Çevresel yükümlülüklerin yerine getirilmesi: Atık geri dönüşümü, zararlı madde yönetimi, paketlemeye dair yasalar ve ürün sorumluluğu gibi konulardaki yasal düzenlemelere uymak, işletmelerin tersine lojistik uygulamasındaki bir diğer sebeptir. Özellikle AB ve ABD’de uygulanan yasalar gereği işletmeler, kendileri ile çalışacak tedarikçilerinin de bu koşulları sağlamasını beklemektedir.

Müşteri ilişkileri yönetiminde gelişme: Tersine lojistik uygulayan işletmelerde satış sonrası hizmette iyileşme, müşteriye ürün geri alım garantisi verebilme ve benzeri girişimlerle müşteri ilişkilerini geliştirme söz konusudur. Bağlantılı bir konu olarak bu işletmeler, ürün geri alma ve uygun şekilde değerlendirme yeteneklerini tüketicilere iletebilirlerse, son zamanlarda oldukça dikkat çeken ve müşterinin o işletmeyi tercih etmesine sebep olabilen “çevreci işletme” imajının yerleştirilmesinde de avantaj sahibi olacaklardır. Ayrıca günümüz işletmelerinin Kurumsal İtibar Yönetimi kapsamında sosyal ve çevresel sorumluluklarına daha fazla dikkat ediyor olmaları da tersine lojistiği ve ürün kazanımını uygulama sebebidir.

5. İleri ve tersine lojistiğin farkı nedir?
Tedarikçiden müşteriye yani ileri yönde lojistikte ürün, üretim biriminden birçok dağım birimine aktarılırken, tersine lojistikte birçok toplama merkezinden gelen ürünlerin tek bir merkeze iletimi yani “çoktan teke” taşıma söz konusudur. İleri lojistikte paketleme düzgündür, konum-rota bilgileri belirlidir, stok yönetimi tutarlıdır, hız önemlidir. Halbuki tersine lojistikte bu konularda tam tersi söz konusudur. Lojistik kanalının standart olmaması, fiyatlamanın birçok faktöre bağlı olması, pazarlama konusunda birçok ayrıntının yer alması, tersine lojistikte rol alan birimler arasında anlaşmanın ve bilgi paylaşımının kolay ve standart olmaması da, yine ileri lojistikten farklılaşan konulardır. Maliyetler açısından da bazı farklılıklar söz konusudur. Örneğin tersine lojistikte stok bulundurma maliyeti daha düşükken, nakliye ve toplama maliyeti doğal olarak daha yüksek olacaktır.

6. Tersine lojistik kapsamında hangi faaliyetler yönetilir?

Tersine lojistikte geri dönen ürünün nasıl değerlendirileceği, ürünün, tedarik zinciri içerisinde hangi aşamaya tekrar geldiği ile ilişkilidir.Örneğin sadece dağıtım süreci içerisinde geri dönen ürünler (örn. paketleme malzemesi, konteynır, ikinci el pazarlarda satış vb) doğrudan yeniden kullanım veya yeniden satış olarak adlandırılır. Bu süreçte, tedarik zinciri içerisinde geri dönen ürün üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmamaktadır. Eğer ürün, sadece içerisinde yer alan hammaddeler açısından değerlendiriliyorsa, yani ürünün parçaları değil, üretildikleri hammadde yeniden kazanılmak isteniyorsa, geri dönüşüm (recycle) söz konusu demektir. Bu durumda ürünün tersine lojistik ağı içerisindeki yolu da uzun olacaktır: ürün, ilk hammadde üreticisine kadar geri dönecektir. Eğer ürünün veya parçaların herhangi bir değerlendirilme şansı yoksa, uygun şekilde yok etme, gömme veya yakma ile enerji sağlanması yoluna gidilecektir. Tersine lojistik içerisindeki işlemlerde bu iki uç (ürünün olduğu gibi yeniden kullanılması ve sadece hammadde olarak değerlendirilmesi/geri dönüşümü) arasında kalan noktalarda ise, ürün geri kazanımının farklı yöntemleri bulunmaktadır. Servise geri dönüşlerde, ürün tamir edilerek yeniden değerlendirilir. Diğer ürün değerlendirilme yöntemleri ise başlıca, ürünün yenilenmesi esnasında geliştirilmesi (upgrade), ürünün bazı parçalarının başka ürünlerde kullanılması veya yeniden üretim (remanufacturing) olarak sıralanabilir.

Bu farklı ürün kazanım ve yeniden değerlendirme işlemleri arasındaki tercihte sıralama, kazanılan değerin büyüklüğüne ve çevreye olan olumlu katkısına göre: doğrudan yeniden kullanım/yeniden satış-tamir-ürün yenileme-yeniden üretim-parçaların/bileşenlerin kullanımı-geri dönüşüm-enerji kazanımı için yakma şeklindedir. Hangi işlemin gerçekleştirileceği yani ürünün veya parçalarının nasıl değerlendirileceği konusu ve kararı, ürünün yapısına ve tasarım özelliklerine, üründeki veya üretim sürecindeki teknolojik değişme hızına, müşteri pazarının durumuna, üretim şekline, kazanılacak değere, katlanılması gereken maliyete, geri dönen ürünün kalite durumuna ve benzeri birçok faktöre bağlı olarak değişecektir.

7. Tersine lojistiğin farklı sektörlerdeki durumu nedir?
Aslında ürün ve malzemelerin yeniden kullanılması çok yeni bir kavram değildir. Metal hurda toplama, atık kağıtların dönüşümü, cam şişeler için depozito uygulamaları, paketleme malzemelerinin yeniden kullanılması uzun zamandır yapılmaktadır. Bahsedilen konularda ürünlerin geri alınması, yok edilmesine veya ürünün yeni baştan üretilmesine kıyasla ekonomik olarak daha avantajlı olduğundan uygulama alanı bulmuştur. Avrupa’da birçok ürünün -örneğin otomobil, elektronik gibi- toplanması sorumluluğu üreticilere verilmiş durumdadır. AB Elektrik-Elektronik Ürünler Atık Yasası, 2006 yılına kadar ürünlerde geri kazanım oranını (ortalama ağırlığın) %75’e ve yeniden kullanım veya geri dönüşüm oranını da %65’e çıkarmıştır. Yasal baskılar ile birçok ülkede ulusal toplama ve geri kazanım sistemleri kurulmaktadır. ABD’de camın %20’si, kağıt ürünlerinin %30’u ve alüminyum kutuların %61’i geri dönüştürülürken, araba ve kamyonların her yıl %95’i geri dönüşüme girmekte ve bu araçların %75’i yeniden kullanım için geri kazandırılabilmektedir. İşletmeler, tersine lojistiğin doğrudan ve dolaylı faydalarını fark ettiklerinden, stratejilerini ve uzun dönemlik planlarını da buna göre yapmaktadırlar. Örneğin, BMW’nin stratejik amacı, 21. yüzyılda tamamıyla geri kazanılabilir otomobiller tasarlamaktır. Tersine lojistik, otomotiv endüstrisi dışında, çelik, elektronik, bilgisayar, kimya, ilaç, online satış, katalog satış, iş makineleri ve tıbbi araçları da içeren birçok endüstride ve pazarda geçerlidir. Tersine lojistik uygulayan büyük firmalar arasında BMW, Delphi, DuPont, General Motors, HP, Xerox, Canon, IBM, Ford, Phillips gibi birçok işletme sayılabilir.

8. Yeşil lojistik ile tersine lojistik arasındaki farklılıklar nelerdir?
Kapalı Çevrimli Tedarik Zinciri, Yeşil Lojistik veya Tersine lojistik, kavram veya amaçlar açısından yakın olduklarından, birbirleri yerine kullanılmaktadırlar. Yeşil lojistik, en temelde çevreye uyumlu, verimli taşıma ve dağıtım sistemlerinin oluşturulması, ambalaj ve atıkların azaltılması, katı atıkların imhası, tehlikeli atıkların imhası, emisyon ve gürültü kontrolü, lojistik faaliyetlerinde enerji kullanımının azaltılması, malzeme kullanımının azaltılması gibi faaliyetleri içerir. Dolayısıyla bu uygulamalar yeniden kullanılabilir paketleme, ürünlerin geri dönüşümü ve yeniden üretimi gibi konularda ortak alanlara sahiptirler.

9. Tersine lojistik ağı yönetiminde destekleyici unsurlar nelerdir?

Tersine lojistik ve ürün kazanımı sağlanabilmesi için kurulacak sistemde işletmenin üretim, dağıtım, bilişim vb alanlarda dikkat edilmesi gereken bazı konular bulunmaktadır. İşletmelerin tersine lojistik ve buna bağlı olarak ürün kazanımı konularında başarı sağlayabilmeleri için sistemlerini buna göre düzenlemeleri gerekecektir. Bu durumda da yapılması gerekenler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

• Ürün ağaçlarının ürün demontajına uygun olacak şekilde düzenlenmesi,
• Ürünlerin geri dönüşüme, demontaja, yeniden üretime vb uygun olarak tasarlanması,
• Ürün hakkında doğru bilginin edinilmesi, tahmin ve kontrolün iyileştirilmesi,
• Geri dönüş miktarının tahmin edilebilmesi için özellikle tüketicilere yönelik kampanyalar düzenlenmesi, geri dönüşlerin yönetimi,
• Tersine lojistik ağının tasarlanması, ürün geri alımlarının kimin tarafından yapılacağına karar verilmesi,
• Üretim planlamanın geri kazanılan parçaları içerecek şekilde düzenlenmesi,
• Ürün/parça takibinin sağlanması,
• Lojistik ağında iyi bir iletişim sisteminin kurulması,
• Yeniden işlenmiş ürünlere talep yaratılabilmesi ve bu ürünün kalite düzeyi hakkında müşterinin bilgilendirilmesi ve inandırılması.

10. Tersine lojistik uygulamasında karşılaşılan problemler ve işletmelerin sahip olması gereken özellikler nelerdir?

Yapılan çalışmalarda, işletmelerin tersine lojistik faaliyetlerini uygulamaktan kaçınmalarına sebep olarak; tersine lojistiğin ve ürün kazanımının potansiyel faydalarını farkında olmama, işletmelerin daha çok çıkış lojistiği ile ilgilenmeleri ve önemsemeleri, tersine lojistiğin uygulanma alanlarından biri olan ‘stok hatalarını’ gizleme isteği, geri dönen ürünün durumu, kalite düzeyi, ne zaman ve ne miktarda döneceği gibi konularda iyi yönetilmeyen sistemlerde belirsizlikler olması ve gerektirdiği ilave işlemlerle uğraşmak istememe: uygun elleçleme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, etiketleme, taşıma ve araç rotalama gereksinimi vb. nedenler üzerinde durulmaktadır. Ürün geri alım süreçlerinin üretim, lojistik ve diğer ilgili süreçler üzerinde oldukça etkisi olacaktır. Bu alanda gerekli stratejik düzenlemelerin ve değişikliklerin yapılması, gerekli durumda da işletmelerin bazı yeni yetenekler kazanması gerekebilir. Örneğin, bilişim sistemi süreçleri ve aktiviteleri izleyebilecek ve kontrol edebilecek düzeyde olmalıdır. Nakliye planları, ileri ve tersine lojistiğe uygun şekilde düzenlenmelidir. Üretim kontrol sistemi, miktar, zamanlama ve kalite konusundaki belirsizliklerin üstesinden gelebilecek düzeyde olmalıdır. Stok kontrol sisteminin yeni duruma (hem yeni parçalar, hem geri dönmüş ürün ve parçaları kontrol edebilecek şekilde) uyarlanması gerekmektedir. Çalışanların da süreçler hakkında bilgi sahibi olması beklenmektedir. Her yeni değişimde olduğu gibi, tersine lojistik sisteminin kurulmasında da işletmelerin bazı zorluklarla karşılaşabileceği göz önüne alınmalıdır. Ancak işletmelerin bilmesi gereken, tersine lojistiğin sunduğu faydalara ulaşabilmeleri için, her işletme sürecinde olduğu gibi, tersine lojistik işlemine de kaynak ve zaman tahsis etmeleri ve çaba sarf göstermeleri gerekliliğidir.

Yrd. Doç. Dr. Gülsün Nakıboğlu

(Visited 197 times, 1 visits today)